14 Ocak 2012 Kilis Kız Yetiştirme ziyaretimiz
Günler öncesinden başladı telaş, heyecan.
Uçak saati öne alındı sırf bu telaşımızdan
))
Sonra Sinan’dan geldi ilk kötü haber. Babannesi 6 ay içinde ikinci kalp ameliyatına giriyordu. “gelemem” diyordu “çok aklım kalır” haklıydı elbet.
Havaalanı yolunda İlknur’dan bir teledon geldi. Babası yüksek tansiyon ve miyde bulantısı ile acildeydi. Sesi titreyerek “gelemiyorum ” dedi o da.
Onları yanlız bırakmanın sızısı, bekleyenlerin heyecanı ile yola düştük. Ne kadar kalabalık bu ziyarette ne güzel. Boşboş uçak bize özel sanki , boggle oynadık, kitap okuduk , bulmaca derken varmışız.
Sertan’ın memleketi malum Antep.Günler öncesinden haberler gitti. Bizi kocaman bir aile karşıladı. Sofraların da kuş sütü eksik yedikçe yedik, şarkılar türküler derken uyuma vakti. Ertesi gün KİLİS KIZ YETİŞTİRME bekliyor bizi.
Bu bizim yanılmıyorsam 5.ziyaretimiz Kilis’de. Lakin Levent onca istemesine , denemesine rağmen bir türlü gelemedi. Bu defa Leyla sorduğun da” işte Levent abin” diyeceğiz güçlü güçlü
)
Tanıdık yüzler kapıda, yeniler daha uyanmamış. En zevkli kısım onları yataklarından kaldırmak:-)))Bu görev benim. Dalıyorum odalarına şarkı, türkü uyanıyorlar yumuk yumuk gözler. Birer ikişer iniyorlar salona.
Önce uzun bir sohpet. Özlenmişiz, özlemişiz. Leyla bu sene gıda bölümünde lisede, Emine ise nasıl zayıflamış, bu sene üniversite sınavına giricek kuzu. Fatma konya’da okuyor ama kardeşleri hala kurum da. Yeni kızlarımız ile tanıştık, eskiler ilk defa gelen gönüllüler ile tanıştı.
Sonra gelenekselleşen voleybol maçı. Gülcan Terim’in taktikleri sayesin de berabere kaldı diyelim bu kısmı çabuk geçelim
)) Kimi dersaneden kaytardı, kimi oynarken telefonunu düşürüp kırdı nasıl bir hırs ve çekişme eyvah eyvah
)))
Yine salondayız. Bu arada Fatma nasıl güzel saç örüyor. Ara ara gönüllüleri alıp odalarına çıkıyorlar. Saçlar yıkanıyor sonra örülüyor kırk yıllık dost kıvamında herkes. Derken oyunlara geçiyoruz. Önce tanışma. İsimleri öğrenmek için bir oyunumuz var ki gönüllülerden Nurcan damgasını vuruyor oyuna. Sonra grubun cümlesini kuracağız oyun ile lakin yemek hazır haberi ile oyun yarım kalıyor.
İkramın bin türlüsü ile aynı sofralarda yemek yiyiyoruz. Leyla o ara diyor işte Levent abisine “milletin 5.gelişi duy duy”
)) Gülüyoruz bu tatlı siteme. Gelmeden önce yöresel Kilis tavuğu varmış diye takıldık Sinan’a bilmişde söylemişiz sanki. Ama kadayıf bambaşkaydı doğrusu.
Demli çaylar gelirken kızlarımızdan yeniden oyunlara başladık. Tabu oynadık önce. Anlat anlatabilirsen. Gönüllüler gençlerden de hırslı. Yenişemeyince iki grup 5 kart ile son tur yaptık ki süre dahilinde hangi grup 5 kartı anlatır ise kazanacak. Nihayet birinciyi belirledik.
Ardından hemen müzik. Bolca dans , bolca halay, türkü.
Ufak ufak gitme vakti geldiğinden son oyunumuzu doğaçlama tiyatroya ayırdık. Birbirinden alakasız kelimeleri gençlere verdik ve bir duyguyu yansıtmalarını istedik. Gönüllüler de onlara eşlik etti. Özlem ve Pınar kardeşler bizi inanılmaz şaşırttı. Fatma gerçek tavuk , Erol gerçek güvercindi sanki. Leyla’da yetenek olduğunu zaten biliyorduk da bu kadarı hepimize pes dedirtti.
Bu oyun sonrası gönülsüz veda vakti başladı. Biz onlara zaman ayırdıkları için teşekkür ettik, onlar bizi bir daha bir daha davet etti. Söz verdik gideceğimize nefes aldığımız sürece.
Gülhan kızın evine davetliyiz sonrasında. Gülseren kuzuyu kaybedeli kaç zaman oldu bilinmez bize emanet gibi Gülhan. Oğlu oldu bu defa kızı henüz 3 yaşında. Çocukları ile büyürken Gülhan çok istedi evinde bizleri ağırlamak. Antep mi meşhur künefe’de, Kilis mi geçen seferden bir iddia vardı. Gülhan’ın kayınbiraderi bizlere künefe annesi pide yaptı yöresel. Hürmet ve sevda katıldığına mı hepsi ayrı güzeldi. Kızımızın evi pek bir güzel olmuş. İstemesekte oradan da ayrıldık Antep’deki ev sahiplerimiz bizi bekler diyerek. Dönüş yolunda miydelerimiz kadar ruhumuz da doluydu. Mutluyduk.


