Eyüp Ziyaretimiz (5 Mayıs 2012)
Her geçen gün daha bir alışıyoruz birbirimize, ve çok daha keyifli geçiyor ziyaretler.
Yuvadan girdiğimizde halk oyunları çalışması yapıyor kızlarımız. Öğretmenleri rica ediyor izliyoruz. Lakin kızların aklı bizde. Acaba bu hafta ne var sırada? Minik kader soruyor “ısınıcak mıyız ” ?
Çocukların isteği ile halk oyunlarını bırakıyor ve kendi aktivitemize dönüyoruz. Önce kocaman bir çember oluyoruz. Ağız olduk mırıldandık, kızdık homurdandık, horladık, güldük, katıldık.
Sonra sıra faaliyete geldi. Mandal’dan magnet vardı bu hafta sırada. Yaklaşan anneler günü için yapmak istedi kimi, kimi öğretmenine hediye etmek üzere başladı çalışmaya. Birbirinden renkli ve yaratıcı eserler çıktı saatler ilerledikçe. BU kez abilerin çok olması beylerin işine yaradı. Bolca top oynadılar
Geçen ziyaretin çim adamları gösterildi. Nasıl büyüdüğü, kimin kinin daha uzun olduğu anlatıldı. Bazı çocuklar okulda sınıfına götürmüş, arkadaşları da istiyormuş
Birkaç drama oyunu sonrası ayrılıyoruz bıdıklardan. Sonraki ziyarette buluşmak üzere diyerek…
DevamıYazın tadı B.evler de çıkıyor (5 Mayıs 2012)

Bu hafta Bahçelievler yuvamızda çocuklarımızla merhabalaşıp evde çok az oynadıktan sonra, güzel havanın tadını çıkarmak üzere kendimizi bahçeye attık.
O salıncak senin, bu kaydırak benim evimizin önündeki iki parkın da altını üstüne getirdik. Yeni gelen ufaklıkların kaydıraktan kayan diğer çocuklarımızı gördükçe nasıl telaşla merdivenlerden çıkmaya çabaladıklarını görmeliydiniz
Kahvaltı saatimiz geldiğinde annemiz çimlerin üzerine örtümüzü serdi ve pikniğimiz başladı. Çocuklarımız pudinglerini afiyetle yerken, bizlere de kendi başlarına yiyebildikleri için onları alkışlamak düştü.
Kahvaltının ardından bahçemizde bulunan erik ağaçlarından daha yeni yeni olmaya başlayan eriklerimizden toplayıp yedik. Hatta bir ara Habil Efe ve Yiğit , Erol ağabeylerinin yardımlarıyla dallara kendileri uzanabildikleri için çılgına döndüler.
Sonrasında yediklerimizi eritmek üzere hep birlikte büyük bahçede yürüyüşe çıktık. Küçük adımlarla resim atölyesinin önüne kadar yürüyüp oradaki çardakta ve çimlerde yorgunluk attık. Bu arada sevgi evlerine geçmiş olan kızlarımızı görüp onlarla da sohbet etme şansımız oldu ve çok mutlu olduk.
Dinlenmenin ardından eve doğru yürüyüşümüz başladı, kedileri, kelebekleri kovalayarak yapraklara, çiçeklere uzanarak yolun nasıl bittiğini anlayamadık. Çocuklarımızı öğlen yemeklerini yemek üzere evlerine bıraktıktan sonra, yuvamızdan ayrıldık.
Yakacık da seramik günü (28 Nisan 2012)
Bu hafta Yakacık ziyaretimiz vardı bildiğiniz gibi. Yasemen abla ve arkadaşı seramik eğitmeni Elif Hanım ile birlikte seramikten sanat eserleri yarattık.Hazır seramik çamuru ile ilk etapta çanak yaptık ellerimiz alışsın diye. Sonrasında serbest zaman ve değişik figürler çıktı ortaya. Bir sonra ki ziyarette veya daha sonrasında yarattıklarımızı boyayacağız. Çocuklarımız ve bizler çok keyif aldık bu faaliyetten. Eminim boyarken çok daha keyif alacaklar. Sanırım Elif ablamızda bizimle çalışmaktan keyif almıştır.
Bahçemiz tam şenlenmiş. Bahar yüzünü her bir metrekaresinde gösteriyor. Bahçemizde yavru kazlarımız, civcivlerimiz, tavus kuşumuz var artık. Biraz onların peşinde koşup fotoğraflar çektik. Çocuklarımızın hepsinde bir heyecan var, eee nede olsa kendileri besliyorlar.
Bu gün Yakacıkta tam şenlik vardı doğrusunu söylemek gerekirse. Benim Tiyatro’m ile biraradaydık. Biraz çalışma yaptık, oyun ile ilgili düşünceler, yenilikler paylaşıldı. Dostlar ile birlikte olmak çok güzeldi. Herkesde inanılmaz bir heyecan var:)
Kapanışı Aydos Çınaraltı ile yaptık. Güzel muhabbet eşliğinde hem yenilikleri konuştuk, hem özlem giderdik. Bü gün herekese tekrar çok teşekkür ederim.
Sevgiler
Meltem Gülmez
Tutumsuz yeni sezon
Mantık, sizi A noktasından B noktasına götürür. Hayal gücü ise her yere. demiş Albert Einstein
Bizler de bir çocuğun hayali ile düştük yollara. Benim Tiyatro’m ekibi olarak çok çalıştık, çok emek verdik.
Yuva çocukları için çıktığımız yolda , bize çocuk heryerde çocuk dedik ve birçok semtte sahne aldık, yüzlerce çocuğa ulaştık.
“Tutumsuz Çocuk” aslında bir Türkçe öğretmeninin yerli malı haftası nedeni ile üç ana karakterden oluşan piyes iken biz üç perdelik müzikli bir oyun
haline getirdiğimiz de bu kadar sevileceği, bu kadar sahiplenileceğini hayal etmiyorduk.
Öyle ki yeni sezon için davet eden kültür merkezleri, belediyeler, yuvalarımızdan, öğretmenlerimizden “bir de şu konuya değinseniz ” diye gelen öneriler ara verdiğimiz çalışmalarımıza yeniden başlama gücü ve şevki verdi. ![]()
Geçtiğimiz haftalar da nerede kalmıştık dedik. Ve bu cumartesi ise yenilenme, hatırlama ve ekip olarak yeniden çalışmalara başladık. Önce bolca oyun oynadık, birlik de güldük, eğlendik.
Kendimizi farkettik, nerede kaldığımızı, ne beklediğimize baktık. Gördük ki heyecanımız hala okyanus kadar temiz ve derin
Kolları sıvadık.
Tutumsuz’da büyüdü çocuklarımız gibi, biz gibi. Okullu oldu artık
Yeni maceraları ile yine yeniden sevenleri ile buluşmak için çalışmaya başladı.
Bu vesile ile ilk günden bugüne emek veren, vakit ayıran, çalışan, üreten herkese SONSUZ TEŞEKKÜR EDER; yeni sezonda aramıza katılan tüm arkadaşlarımıza da HOŞGELDİNİZ diyerek huzurlarınızdan ayrılıyoruz…
DevamıBahçelievlerde bahçe keyfi (28 Nisan 2012)
Bahçelievler yuvamızın bahçesi kocamandır. Havalar bir parça ısınınca kendimizi dışarı atmak için yetti bizlere. Bahçe de birkaç tane çocuk parkı, rahat bir yürüyüş parkuru var.
Bunun avantajı ile miniklerimizi alıp yürüyüşe çıkıyoruz. Çevredeki herşey ilgilerini çekiyor. Etrafı tanımak, dokunmak bu yaşlardaki en büyük işleri. Gruba yeni gelen minik kardeşlerimizi taklit ederken büyükler biraz zor geçiyor günler ama zamana ihtiyaçı var kuzuların.
Uzunca bir yürüyüşün ardından sevgi evlerinin olduğu kısımdaki parka varıyoruz. Bu ne güzel tesadüf. Eski çocuklarımızın da bahçe saatiymiş. Nasıl özlemişiz birbirimizi. Bizi küçükler ile görünce kıskanırlar diye düşünüyoruz ama yine şaşırttı bizi abiler ![]()
Hemen tanışıyorlar minikler ile. Ardı arıdna geliyor sorular, “bu kim”, “adı ne ” . Tanışma faslı sonrası sahipleniyorlar bizim ufaklıkları. Aman düşmesin, çarpmasın derken tek tek anlatılıyor kaydırak, salıncak
Ve onları seyretmek inanılmaz güzel, huzurlu.
Bir sonraki haftayı iple çekmeye başlıyarak ayrılıyoruz yanlarından
Sinema Gecesi vol.3
Bu haftaki filmimiz KÜÇÜK BEYAZ YALANLAR….
Özet & detaylar
Bir restoran işleten ama yaşlandıkça iyice cimri ve aksi bir adam olan Max ve eşi Vero, her yıl yakın arkadaş grubunu kendi yazlıklarına çağırarak tatil açılışını hep beraber yapmayı adet edinmişlerdir. Fakat bu sefer Paris’ten ayrılmaya hazırlandıkları gün, dostları Ludo motorsikletiyle ağır bir trafik kazası geçirince, tatile çıkıp çıkmamak konusunda hepsi fikir ayrılığına düşerler. Yoğun bakımda yatan Ludo için ellerinden bir şey gelmediğine karar verince yazlığa doğru yola çıkarlar ama her birinin içinde ayrı bir huzursuzluk vardır.
Zira her birinin kendisine sakladığı ve dürüst davranmadığı bazı sırlar, Ludo’nun başına gelenler ile şu yüzüne çıkar : Normal ve mutlu bir evliliği olan Vincent, yıllardır dost olduğu Max’e yakın ilgi duymaya başladığını itiraf eder; grubun en sağlam kadını gibi görünen Marie, Ludo’nun eski sevgilisidir ve onu hastanede bıraktığı için vicdan azabı çeker; eğlence düşkünü ve umarsız bir adam olan Eric, sevgilisi Lea’yı aldatmaktadır; Antoine ise evlenmek üzere olan eski sevgilisini takıntı haline getirmiştir. Bu tatil her biri için dostluklarının ve bağlarının sınandığı bir sınav olurken, herkesin kendisine çıkartacağı tecrübe de farklı olacaktır…

Ünlü Fransız aktör Guillaume Canet üçüncü yönetmenlik denemesinde Fransız sinemasının önemli yıldız isimlerini de aynı filmde bir araya getiriyor. Fransa’da 2010′un en çok izlenen filmlerinden olan yapımda, Canet’in eşi olan Oscar’lı oyuncu Marion Cotillard’ın yanı sıra, Fransızların Oscar’ı olarak nitelendirilen Cesar Sinema Ödülü’ne pek çok kez aday gösterilen ve 2006′da Kimseye Söyleme (Ne le dis à personne) adlı filmdeki rolü ile En İyi Erkek Oyuncu seçilen François Cluzet ve aynı yıl adaylar arasında yer alan Gilles Lellouche de yer alıyor. Filmin senaryosu ise yine Guillaume Canet’e ait.
Kaynak. www.beyazperde.com








